Hushh
Selam sessiz dünyam,
İlkokulda öğretmenin sorusunun cevabını bilen ama parmak kaldırmayan kız büyüdü fikirlerini duyurmak yerine bi köşelerde not alıyor. Kendimi bildiğimden beri doğru olmak, haklı olmak yani kusursuz olmak istiyorum. Etrafımdaki doğrulara ve kusursuzluklara her zaman gözlerimi dikiyor kulaklarımı açıyorum . Ama sadece bunu yapıyorum. Gözlem. Eylem? Eylem yok. Kendimi oldukça küçük, sönük ve yetersiz görüyor, kusursuzluğun hayalini kafi buluyorum. Uygulama motivasyonunu bulmak gündeme geldiğinde öleceğimi de hatırlayıp kusursuz bir ölünün bir faydası olmayacağına kanaat getiriyorum. Yorulmaya değer bir uğraş edinemiyorum. Ziyan olup gidiyorum. İçimi yiyor, kapasitemi eritiyor, maceralardan kaçıyorum. Ama merak da ediyorum. Bildiğim sorunun cevabını söz alıp söyleseydim öğretmenin aferini bende neyi değiştirecekti? Yeterlilik hissiyatı domino etkisi yaratacak ve ben kendimi şu an hangi koltukta izleyecektim? O koltukta da kusursuz olmak ve haklı olmak derdiyle yorulmayacak mıydım? Yorgun bir ölü... sessiz bir ölü... tercih yapmıyorum, yaşayıp gidiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder